demokrasi kurtar bizi!

Elazığ’da onlarca insan yıkılan kerpiç evlerin altında boğularak öldü. Felaketi anlatmak için İsmet Berkan şu fotoğrafı twitlemişti:


İnsanları depremin değil kerpiç evlerin öldürdüğü konusunda başbakan dahil herkes hemfikir, Erdoğan’ın konuşması kutsal kitaptan alıntı gibi: “Şüphesiz ki bu bölgenin yerel mimari anlayışı kerpiç yapılanmadır. Bu kerpiç yapılanmanın da ne yazık ki tabii faturası, bedeli ağır olmuştur. Bir asra yakın bir süredir deprem görmeyen bu bölgede şu anda bir deprem gerçekleşiyor. Deprem olan bu bölgemizi şüphesiz ki çok daha farklı bir şeklide imar etmek için de süratle Toplu Konut İdaremize gerekli talimatları verdik.” (ntvmsnbc, 2010) Şüphesiz ki başbakanımızın söylediklerinde doğruluk payı vardır ve TOKİ’ye gerekli talimatların depremden sonra verilmesiyle ilgili ne yazık ki herkesin bildiği bir Nasreddin hoca fıkrası vardır.

Ahmet Altan da dünkü yazısında kerpiç evlerin varlığını demokrasinin yokluğuna bağlamış. Yazının ilk satırlarında siz de bir Yılmaz Özdillik yakaladınız mı? Benim şahsen tüylerim ürperdi. Kısa cümleler, tekrarlar ve enterlarla ilgilenmeyeceğim gerçi, benim konum Altan’ın sonlara doğru yaptığı tespitler:

“...
Ben yeniyetmeyken mahalle çocuklarının çok sevdiği galiz bir laf vardı, dayanamayacağım söyleyeceğim, “bana faydası olmayan kilisenin papazını öpeyim,” alın imparatorluğunuzu, cumhuriyetinizi, laikliğinizi, ilke ve inkılâplarınızı, şapkanızı, darbenizi, ne isterseniz ondan yapın.
Bunlarının hiçbirinin o köylülere bir faydası yok, olmamış, olmayacak.
Onların hayatını bunların hiçbiri kurtarmaz, onların hayatlarını, buralarda aydın geçinenlerin bile bir tür “fantezi” sandıkları “demokrasi” kurtarır ancak.
...
Demokrasi, insanın her şeyden daha önemli ve kutsal olması anlamına gelir, demokrasi olsaydı, Meclis lojmanlarına, orduevlerine, memur kamplarına, Atatürk heykellerine harcadığınız parayı Elazığ köylerine harcamak zorunda kalırdınız, kerpiç evlerin içinde sabaha karşı yıkılan duvarların altında ezilerek ölmezlerdi.
Asfalt yolları, sağlam evleri, çiçekli bahçeleri olurdu.
...”


Asfalt yollar, sağlam evler, çiçekli bahçeler demokrasiyle olur mu hakikaten? Aydın geçinmiyorum ancak Ahmet Altan’ın “demokrasi”den anladığı bana bir tür “fantezi” geldi.

Elazığ’daki insanlar demokrasisizlikten değil, yoksulluktan ve Altan'ın yaptığı gibi illa ki tek sebep tek sonuç üzerinden ilerleyeceksek, kapitalizmden öldüler. Demokrasi kapitalizmin karşısında duruyor olsaydı, alıntıdaki düz mantığa indirgenebilir olduğunu varsayımıyla, bir nebze kabul edilebilir bir tespit olabilirdi  Altan'ınki . Ama demokrasi dediğin kapitalizmle kolkola yürüyor benim bildiğim. Sonuçta, kapitalizmi feodalizmden ayıranlardan biri de “hesabına çalışacağın sermaye sahibini seçme özgürlüğü” ve böyle bakıldığında padişah değil de temsilciler seçme özgürlüğüne pek benziyor.

Peki Elazığ'daki insanların asfalt yolları, sağlam evleri, çiçekli bahçeleri nasıl olurdu? Neden olamadı ve neden öldüler?

O insanlar Türkiye sosyal devlet makyajı yapmayı bile başaramadığı için, vahşi kapitalizmi dizginleyemediği, gelir dağılımındaki uçurumun derinleşmesini engelleyemediği, devletin aklına kerpiç ev yerine toplu konut yapmak deprem olduktan ve 50 kişi öldükten sonra geldiği için öldüler. Yoksa en kral demokrasi de gelse, eğitim ve sağlık, eşit ve ücretsiz dağıtılmadıkça, işsiz kalanlar aç kaldıkça o insanlar yoksul kerpiç evlerinde doğar, yaşar ve ölürler. Ahmet Altan da en iyi ihtimalle kavram kargaşası yaşıyor, yoksa madende ölen işçileri ergenekona bağlayan samanyolu tv'den pek farkı yok şu yazının.

*

Fotoğraf: Radikal Galeri Haber
Başbakanın Açıklamaları, ntvmsnbc
Ahmet Altan'ın yazısı, Taraf

*

Yağız'ın yorumundan sonra Zübük'ü eklemek farz oldu, "demokrasi öyle bir şeydir kiii tadından yenmez!"


1 comment:

  1. Dünya Bankası da bir şey diyordu: 10.000 doların altında GSMH ve 11 yıl altı ortalama eğitim süresi olan ülkelerde demokrasi işlemez. Üstüne bir de Zübük geldi aklıma, filmin ilgili kısmına buradan ulaşılabilir.

    http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/3313/kemal-sunal-zubuk

    ReplyDelete